Terör Gazileri Hak Mücadelesinde Ankara'da Toplandı
Gündem

Terör Gazileri Hak Mücadelesinde Ankara'da Toplandı

1

Türkiye'nin dört bir yanından gelen, vatan uğruna canlarını hiçe sayarak görev yapan ve gazi unvanını alan kahramanlar, hak arayışları için Ankara'nın kalbinde toplandı. Güvenpark'ta bir araya gelen gaziler, terörle mücadelede er olarak görev yapmanın getirdiği zorluklar ve sonrasında karşılaştıkları özlük hakları ile maaşlardaki eşitsizliklere dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir eyleme imza attılar. Kimi gaziler, görevi başında mayın patlaması sonucu uzuvlarını kaybederken, kimileri ise bombalı saldırılar veya çatışmalar sırasında gözlerini yitirerek karanlığa mahkum oldu. Bu kahramanlar, adalet ve eşitlik taleplerini dile getirmek için bir araya gelerek kamuoyunun vicdanına sesleniyorlar.

Gaziler, taşıdıkları pankartlarda 'Kurşun rütbe sormuyor, Adalet istiyoruz' sloganıyla, hizmetleri karşılığında talep ettikleri iyileştirmelerin hayata geçirilmesini istediler. Açtıkları pankartlarda, 'Düşman kimseyi ayırmazken, bürokrasi neden ayırıyor? Şehitlik makamı ile gazilik mertebesi aynıysa, haklar neden farklı?' gibi çarpıcı sorularla mevcut duruma dikkat çektiler. Şehitlerin mezar taşlarının fotoğraflarını yanlarında taşıyarak, onların aziz hatıralarına ve geride bıraktıkları ailelerine karşı duyulan sorumluluğun altını çizdiler. Bu anlamlı protesto, vatan savunmasında en ön saflarda yer alanların yaşadığı mağduriyetlere ışık tutmayı amaçlıyor.

Gazilerin en temel ve acil taleplerinden biri, aldıkları maaşların asgari ücret seviyesinde kalması. Gaziler, bu durumu, 'Şehit bir generalin geride kalan ailesine Orgeneral maaşı bağlanırken, şehit bir polis memurunun emanetlerine Emniyet Müdürü maaşı verilirken, şehit bir erin geride kalanlarına neden sadece asgari ücret ödeniyor?' sorusuyla dile getirdiler. Bu eşitsizlik, gazilerin ve şehit ailelerinin yaşadığı derin üzüntüyü ve adaletsizlik hissini gözler önüne seriyor. Gaziler, hakları teslim edilene kadar Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını kararlılıkla ifade ettiler.

Yıllardır verilen sözlere rağmen özlük haklarında somut bir iyileşme görememekten yakınan gaziler, Türkiye'nin farklı bölgelerinden Ankara'ya gelerek seslerini duyurmaya çalıştılar. Kızılay'da yaptıkları açıklamalarda, 'Kurşun, mayın, bomba veya roket, askerinin rütbesine bakmadan görevini yapar. Şehit haberini alan bir annenin acısı, kimliği ne olursa olsun aynıdır. Ancak aynı toprağa düşen, aynı bayrağa sarılan bu kahramanlar arasında sosyal haklar ve maaşlar konusunda ayrımcılık yapılıyor. Şehit ve gaziler arasında rütbe ve sınıf farkı gözetiliyor, er statüsündeki gaziler özlük hakları ve maaşlar açısından geri planda kalıyor. Bir er ile gazi bir subay arasında maaş farkı üçe katlanabiliyor' diyerek duruma tepki gösterdiler. Bu durum, vatan savunmasında aynı fedakarlığı gösterenlerin, hakları konusunda neden farklı muamele gördüğünü sorgulatıyor.

Gaziler, göreve çağrıldıklarında rütbeye bakmadan, sosyal hak eksikliklerini düşünmeden canlarını ortaya koyduklarını belirttiler. 'Bizler can verirken hepimiz aynı Türk askeriydik. Peki, haklarımız söz konusu olduğunda neden farklı kategorilere ayrılıyoruz?' sorusu, adalet ve eşitlik arayışlarının temelini oluşturuyor. Bu meselenin sadece bir bütçe meselesi olmadığını, aynı zamanda devletin kahramanlarına gösterdiği vefanın ve milletin adalet anlayışının da bir sınavı olduğunu vurguladılar. Kolunu, bacağını, gözünü bu vatan için feda edenlerin, geçim sıkıntısı çekmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren gaziler, 'Bu ülkede terörist olmak, gazı olmaktan daha avantajlı hale mi geldi?' sorusuyla yaşanan acı gerçeği özetlediler. Bu durumun ne zaman başladığı ve nasıl bu noktaya gelindiği, derin bir vicdani sorgulamayı gerektiriyor.

Gaziler, taleplerini somut bir şekilde beş ana madde halinde sıraladılar: Türk Silahlı Kuvvetleri'nde rütbe ayrımı yapılmaksızın tüm personele eşit özlük haklarının sağlanması; sosyal haklar, ekonomik destekler ve istihdam imkanlarının adaletli bir şekilde yeniden düzenlenmesi; rütbe farkı gözetmeksizin sağlık, rehabilitasyon ve psikolojik destek hizmetlerinin eksiksiz sunulması; şehit çocuklarının eğitim ve gelecek güvencelerinin güçlendirilerek teminat altına alınması; ve son olarak, er şehit aileleri ile gazilerin temsilcilerinin yasal düzenlemeler ve karar alma süreçlerine dahil edilmesi. Bu talepler, vatan savunmasının en fedakar neferlerinin onurlu bir yaşam sürmeleri için atılması gereken adımları açıkça ortaya koyuyor.

Paylaş

İlgili Haberler