Türk Narenciye Sektöründe Rekor Gelir: 6 Ayda 911 Milyon Dolar
Türkiye'nin stratejik tarım ürünlerinden narenciye sektöründe yılın ilk altı ayında elde edilen ihracat geliri rekor seviyelere ulaştı. Güçlü üretim potansiyeli ve artan uluslararası talep sayesinde, bu dönemde yapılan dış satım 911 milyon doları aşarak sektörün döviz girdisini önemli ölçüde artırdı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla dikkat çekici bir yükselişi temsil ediyor ve Türk narenciyesinin küresel pazardaki rekabet gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin açıkladığı verilere göre, 2024 yılının Ocak-Haziran ayları arasında toplamda 807 bin 114 ton narenciye ürünü ihraç edildi. Sektör, geçen yılın ilk yarısında 518 milyon 768 bin dolarlık bir ihracat hacmine ulaşmıştı. Bu yıl ise bu rakam 911 milyon 35 bin dolara çıkarak %75'in üzerinde bir büyüme kaydetti. İhracatta en büyük payı 532 milyon 309 bin dolar ile mandalina alırken, bunu diğer turunçgil çeşitleri takip etti. Bu başarı, Türk çiftçisinin kalitesi ve verimliliği sayesinde uluslararası pazarlarda aranan bir tedarikçi konumuna geldiğini gösteriyor.
Yapılan ihracatın coğrafi dağılımına bakıldığında, Irak ve Rusya Federasyonu'nun Türk narenciyesi için en önemli pazarlar olmaya devam ettiği görülüyor. Sadece bu iki ülkeye yapılan narenciye satışı, toplam ihracat gelirinin büyük bir kısmını oluşturdu. Irak'a 357 milyon 289 bin dolarlık, Rusya'ya ise 235 milyon 615 bin dolarlık narenciye ihraç edildi. Bu ülkelerin yanı sıra Ukrayna (47 milyon 288 bin dolar), Polonya (41 milyon 203 bin dolar) ve Romanya (36 milyon 265 bin dolar) gibi Avrupa ülkeleri de Türk narenciyesi için önemli alıcılar arasında yer aldı. Bu çeşitlilik, sektörün farklı pazarlardaki taleplere cevap verebildiğini ve ihracat ağını genişlettiğini ortaya koyuyor.
Ulusal Turunçgil Konseyi Başkan Vekili Kemal Kaçmaz, yaptığı değerlendirmede, turunçgilin Türkiye'nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki stratejik önemine vurgu yaptı. Ürün kalitesi, üretimdeki modern standartlar ve etkili ambalajlama yöntemleri sayesinde Türk narenciyesinin dünya pazarlarında tercih edildiğini belirtti. Kaçmaz, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yaşanan bu büyük artışın, ürünlerin lezzeti ve kalitesiyle pazarlarda kabul gördüğünün bir kanıtı olduğunu ifade etti. Yeni sezonda rekolte beklentilerinin yüksek olduğunu ve biyolojik mücadele yöntemlerine geçişin ürün kalitesini daha da artırarak ihracata olumlu yansıyacağını sözlerine ekledi. Kaçmaz, Türk narenciye sektörünün mevcut başarısını daha da ileriye taşıyacağına inandığını dile getirdi.