TÜSİAD YİK Başkanı Aras: Büyüme Yeterli Değil, Kalkınma Şart
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen Yüksek İstişare Konseyi toplantısında önemli açıklamalarda bulunan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras, günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu ekonomik ve jeopolitik zorluklara dikkat çekti. Aras, küresel ekonominin sadece ekonomik dalgalanmalarla değil, aynı zamanda jeopolitik gerilimler, enerji krizleri ve teknolojik dönüşümlerle de şekillendiğini belirtti. Bu karmaşık ortamda, şirketlerin ve ülkelerin stratejilerini belirlerken çok yönlü bir bakış açısı benimsemesi gerektiğini vurguladı. Aras, küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve çatışma ortamının geçici bir durum olmadığını, aksine yeni normal haline geldiğini ifade etti. Bu nedenle, yatırım kararlarının alınırken yalnızca ekonomik verilere değil, aynı zamanda enerji güvenliği, tedarik zinciri istikrarı, teknolojiye erişim ve jeopolitik risklerin de bütünleşik bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şirketlerin ve ulusal ekonomilerin dayanıklılık kapasitelerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığına işaret etti.
Ömer Aras, konuşmasında, özellikle ABD-İran-İsrail arasındaki gerilimin küresel piyasalar üzerindeki etkilerine değinerek, bunun şirketlerin bütçe planlamalarındaki varsayımları nasıl altüst edebileceğini çarpıcı örneklerle anlattı. Geçtiğimiz yılın sonlarında yapılan ve 2026 yılına yönelik enflasyon, politika faizi ve petrol fiyatı gibi öngörüleri içeren bütçe tahminlerinin, yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte bir hafta içinde geçerliliğini yitirdiğini belirten Aras, bu durumun ekonomik hesaplamalar ile jeopolitik gelişmelerin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Bu kırılgan ve parçalı küresel yapının, ülkelerin ve şirketlerin stratejik planlamalarında daha dikkatli ve esnek olmalarını gerektirdiğini vurguladı. Aras, bu dinamik ortamda, küresel ekonomideki dalgalanma ve kırılganlıkların süreceği öngörüsünde bulunarak, dayanıklılık kapasitesinin stratejik bir öncelik haline geldiğini ifade etti.
TÜSİAD YİK Başkanı Aras, konuşmasının kilit noktalarından birinde, sadece ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını, büyümenin aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmayı da beraberinde getirmesi gerektiğini savundu. Aras, “Nasıl büyüdüğümüz, büyümenin kalkınma yaratıp yaratmadığı da çok önemli” diyerek, ekonomik başarının sadece bir kaynak meselesi olmadığını, aynı zamanda doğru bir yön belirleme meselesi olduğunu vurguladı. Türkiye'nin yeni kalkınma hikayesinin, mevcut güçlü yanları olan coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve ekonomik çeşitliliğini daha da ileriye taşıyarak, daha yüksek verimlilik, daha yüksek katma değer üreten projeler, güçlü bir teknoloji kapasitesi ve nitelikli insan kaynağı üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, gençlerin eğitimine yapılan yatırımların ve kadınların iş gücüne katılımının artırılmasının stratejik önemine de değindi. Türkiye'nin hangi sektörlerde uzmanlaşacağına ve hangi teknolojik alanlara odaklanacağına dair uzun vadeli bir vizyona sahip olmasının gerekliliğini dile getirdi.
Ömer Aras, küresel sistemin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, yalnızca mevcut durumu korumaya odaklanan ülkelerin rekabette geri kalacağına dair bir uyarıda bulundu. Aras, belirsizlikleri doğru analiz edebilen, kurumsal yapılarını güçlendiren, teknolojiye önemli yatırımlar yapan ve ekonomik dayanıklılıklarını artırabilen ülkelerin bu yeni düzende öne çıkacağını ifade etti. Türkiye’nin, küresel üretim, enerji ve teknoloji mimarisindeki yerini sağlamlaştırması gerektiğini belirten Aras, en önemli görevin jeopolitik ağırlığı, güçlü bir ekonomiye ve kalıcı refaha dönüştürmek olduğunu vurguladı. Ayrıca, temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO Zirvesi ile kasım ayında yapılacak COP31 İklim Zirvesi'nin, Türkiye'nin uluslararası alandaki stratejik konumunu güçlendirmesi açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.