Diyanet Eski Başkanı Görmez'in Çevresindeki İsimler Fon Skandalıyla Anıldı
Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde eski başkan Mehmet Görmez'in basın müşavirliğini yapan Abdülkadir Özkan'ın, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren büyük bir fon skandalıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması, kamuoyunda geniş yankı buldu. İstanbul'da mali suçlara odaklanan savcılık tarafından yürütülen bu soruşturma, finans sektöründeki önemli bir ismin geçmişteki kamu görevlerini de mercek altına aldı.
Gözaltına alınan Abdülkadir Özkan'ın, özellikle Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ve bu şirketin fon skandalındaki başrollerden biri olduğu iddiaları dikkat çekiyor. Özkan, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı'nda da basın müşavirliği yapmış, ardından 2015 yılında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun başdanışmanlığı gibi kritik görevlerde bulunmuştu. Kamu görevlerindeki bu deneyimlerinin ardından finans sektörüne adım atması, kariyerindeki dikkat çekici bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.
Mehmet Görmez'in basın müşavirliği yapmış ve adli süreçlerle gündeme gelen ikinci isim ise gazeteci ve sunucu Mehmet Akif Ersoy oldu. Ersoy'un, 2015 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Orta Doğu ve İslam coğrafyasından sorumlu Başkan Müşaviri olarak görev yaptığı biliniyor. Ersoy, daha önce 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' gibi ciddi suçlamalarla başlatılan ayrı bir soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bu durum, Görmez'in görev yaptığı dönemdeki üst düzey yöneticilerin ve danışmanlarının karmaşık hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmasını gözler önüne seriyor.
Öte yandan, Abdülkadir Özkan'ın geçmişte yaptığı bazı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonların ardından başlayan boykot eylemleri sırasında Özkan'ın, boykotu destekleyenleri 'sermaye düşmanlığı' ve 'vatan hainliği' ile suçladığı ortaya çıktı. Bu çıkışının ardından Özkan'a ait DBL Entertainment şirketinin organize ettiği bazı konserlerin iptal edilmesi ve şirkete yönelik boykot çağrıları yapılması dikkat çekmişti. Yaşananların ardından Özkan'ın, bu tweet'i atmaktan pişmanlık duyduğunu ve ciddi maddi kayıplar yaşadığını ifade ettiği belirtiliyor.