Erken doyma bu hastalığın habercisi olabilir
Murat Öz, 8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yumurtalık kanserinin geç belirti vermesi nedeniyle en riskli jinekolojik kanserler arasında yer aldığını belirterek, “Karın şişkinliği, erken doyma ve kasık ağrısı gibi şikayetler uzun sürüyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.
Yumurtalık kanseri sessiz ilerler, vücudunuzdaki küçük ama kalıcı değişiklikleri görmezden gelmeyin" dedi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum/Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof.
Murat Öz, 8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla yumurtalık kanserinin belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Öz, “Kadın sağlığını tehdit eden hastalıklar arasında yer alan yumurtalık kanseri, sinsi ilerleyişi ve geç belirti vermesi nedeniyle en riskli jinekolojik kanserlerden biri olarak öne çıkıyor.
Erken dönemde fark edilmesi zor olan bu hastalıkta farkındalık hayati önem taşıyor.
Kadınlarda en sık görülen kanserler arasında 8’inci sırada yer alan yumurtalık kanseri, jinekolojik kanserler içinde ölüm oranı en yüksek olan hastalık olarak biliniyor.
Yaşam boyu görülme riski yaklaşık yüzde 1-1,5 arasında değişirken, en sık menopoz sonrası 55-60 yaş aralığında ortaya çıkıyor.
En sık, yumurtalık ve tüplerin yüzeyini örten hücrelerden kaynaklanan ‘epitelyal over kanseri’ görülüyor.
Hastalığın gelişiminde en önemli risk faktörü genetik yatkınlık.
Özellikle BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonunu taşıyan kadınlarda yumurtalık kanseri riski belirgin şekilde artıyor.
Bunun yanı sıra ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsünün bulunması, ileri yaş, hiç doğum yapmamış olmak ve endometriozis gibi durumlar da risk faktörleri arasında yer alıyor.
Öte yandan doğum sayısının fazla olması ve doğum kontrol haplarının uzun süre kullanılması hastalığa karşı koruyucu etki gösterebiliyor” diye konuştu.‘ERKEN EVRELERDE BELİRTİ VERMİYOR’Prof.
Öz, yumurtalık kanserinin erken evrelerde belirti vermediğini söyleyerek, “Adet düzensizliği ya da menopoz sonrası kanama gibi dikkat çekici bulgulara yol açmaması, hastalığın fark edilmesini zorlaştırıyor.
Ayrıca meme ve rahim ağzı kanserlerinde olduğu gibi etkili bir tarama programının bulunmaması da erken tanıyı güçleştiriyor.
Bu nedenle hastaların büyük bir bölümü hastalık ilerledikten sonra, karın şişliği, hazımsızlık, bulantı ve karında sıvı birikimi gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurmaktadır.
Her ne kadar erken dönemde belirgin bulgular olmasa da vücudun verdiği bazı sinyaller dikkatle takip edilmelidir.
Aşağıdaki şikayetlerin uzun sürmesi ve giderek artması durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerekmektedir.
Sürekli ve artan karın şişkinliği, gaz hissi, erken doyma ve iştahsızlık, alt karın veya kasık bölgesinde ağrı ya da baskı hissi, sık veya ani idrara çıkma, kabızlık gibi bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, açıklanamayan kilo değişiklikleri, halsizlik ve yorgunluk özellikle karın şişkinliği, erken doyma ve pelvik ağrının birlikte görülmesi önemli bir uyarı işaretidir” dedi.Prof.
Öz, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yumurtalık kanseri tanısı, tek bir testle değil; hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve çeşitli görüntüleme yöntemleri ile konulmaktadır.