Fon Dolandırıcılığında Yeni Skandal: Tezmen ve Garipoğlu'nun Kara Para Aklama Bağlantısı
Gündem

Fon Dolandırıcılığında Yeni Skandal: Tezmen ve Garipoğlu'nun Kara Para Aklama Bağlantısı

5

Son günlerde Türkiye'nin gündemini meşgul eden devasa yatırım fonu vurgununda yeni ve şok edici detaylar gün yüzüne çıktı. Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in, hakkında yakalama kararı bulunan ve uyuşturucu ile fuhuş partileriyle anılan firari isim Kasım Garipoğlu ile aynı soruşturma dosyasında yer aldığı belirlendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve kamuoyuna yansıyan iddianameye göre, iki ismin 2021 ve 2022 yılları arasında Kapalıçarşı merkezli olarak, yaklaşık 350 milyon dolar tutarındaki kayıtdışı dövizi, 'yatırım fonları' ve 'finansal aracılık şirketleri' adı altında kurulan yapılar üzerinden akladığı ve bu yolla finansal sisteme dahil ettiği iddia ediliyor.

Türkiye'nin uzun süredir konuştuğu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından işlemleri durdurularak tasfiyesine karar verilen ve toplamda yaklaşık 24 milyar dolar gibi astronomik bir meblağın kilitlendiği 130 büyük fonla ilgili soruşturmalar derinleşiyor. Bu fonlarda mağduriyet yaşayan yüz binlerce yatırımcı bulunurken, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen operasyonlarda Tera Yatırım'ın tepe yöneticisi Emre Tezmen'in de aralarında bulunduğu beş kişi daha gözaltına alındı. Savcılık makamı, fonlarda kritik roller üstlendiği tespit edilen 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve mal varlıklarına tedbir konulması gibi kararlar aldı. Fon vurgununda başrolde yer aldığı ve trilyonlarca liralık işlem hacminin büyük bir bölümünü yönettiği belirtilen Tera Yatırım'ın kurucusu Emre Tezmen'e dair ortaya çıkan bilgiler, olayın boyutunu gözler önüne seriyor.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada elde edilen bulgulara göre, Emre Tezmen'in 2021-2022 döneminde, Kasım Garipoğlu'na ait olduğu iddia edilen ve yasa dışı faaliyet gösterdiği belirtilen GKFX isimli finans şirketi aracılığıyla, milyonlarca dolarlık kara paranın aklanmasında önemli bir rol üstlendiği öne sürülüyor. İddianamede yer alan bilgilere göre, bavullarla taşındığı ifade edilen yaklaşık 350 milyon dolar değerindeki dövizin, kayıtdışı para transferi ağları vasıtasıyla Kapalıçarşı'daki piyasalarda anlaşmalı döviz bürolarına ulaştırıldığı belirtiliyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) takiplerinden kaçınmak amacıyla, büyük meblağların küçük parçalara bölündüğü ve bu paraların fiziki altına veya dövize dönüştürülerek Kapalıçarşı'da el değiştirdiği ifade ediliyor. Ardından, bu paranın finansal sisteme entegrasyonu için Garipoğlu'nun kontrolündeki GKFX şirketinin kullanıldığı aktarılıyor.

İddianamede sunulan tespitlere göre, toplamda 350 milyon doları bulan bu şüpheli sermayenin yaklaşık 232 milyon dolarının, Tera Yatırım ve AZCO İnşaat gibi şirketler üzerinden yürütülen sanal işlemlerle yurt içi ve yurt dışı olmak üzere offshore hesaplarda değerlendirildiği belirtiliyor. Bu yolla elde edilen paranın, 'yabancı sermaye' süsü verilerek Türkiye'de yasal hale getirilmeye çalışıldığı ifade ediliyor. Aklama mekanizmasının bir sonraki aşamasında ise, henüz dışarıdan yatırımcılara açık olmayan fonlar aracılığıyla, 'fon çıkışı' veya 'ticari ödeme' gibi görünen işlemlerle paranın yeniden İngiltere ve Avrupa merkezli hesaplara aktarıldığı belirtiliyor. Bu karmaşık aklama sürecine aracılık ettiği düşünülen fonların, gerçek yatırımcıların dahil olamadığı bu tür işlemlerle fon içindeki değerlerini rekor seviyelere çıkardığı gözlemleniyor. Bu durum, fonların gerçek performansından ziyade, kara para aklama operasyonları sayesinde şişirildiğine işaret ediyor. Kara paranın sisteme dahil edilmesiyle fonun değeri hızla artarken, ilerleyen dönemlerde halka açılarak dışarıdan yatırımcı kabul etmeye başlayan fon, göstergelerde 'en yüksek getiriyi sağlayan finansal araçlar' arasında yer alarak yatırımcıların dikkatini çekti.

Finansal okuryazarlığı yeterli olmayan ve fon içindeki hisse senetleri gibi varlıklar hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmayan yatırımcılar, fonun geleneksel yatırım araçlarına kıyasla sunduğu yüksek getiri potansiyeli nedeniyle yatırımlarını bu yöne kaydırdı. Sosyal medya platformlarında da giderek popülerleşen ve adeta bir 'ponzi' şemasına dönüşen yatırım fonları, yeni para girişleriyle birlikte yüz milyarlarca liralık devasa bir sermayeye ulaştı. Bu süreçte, değersiz görünen hisse senetleri dahi 'kağıt üzerinde' milyarlarca liralık şirketlere dönüştürülerek yatırımcılar yanıltıldı. Küçük yatırımcıların maruz kaldığı bu büyük oyunu fark eden uzmanlar ve ekonomistler uzun süre boyunca uyarılarını sürdürdü. Ancak, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) bu konuda zamanında ve etkili bir müdahalede bulunmadığı eleştirileri de dile getirildi. Hatta, eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın, Tera fonlarındaki spekülatif hareketlere dair yaptığı uyarılar sonrasında, Emre Tezmen'in şikayetçi olması üzerine iki kez gözaltına alındığı bilgisi de ortaya çıktı. Bu durum, uyarıcıların susturulmaya çalışıldığına dair ciddi iddiaları beraberinde getiriyor.

Paylaş

İlgili Haberler