Kurtlar Vadisi Dizisindeki Karakter ve MİT'çi Kozinoğlu Arasındaki Bağlantı Yeniden Gündemde
Gündem

Kurtlar Vadisi Dizisindeki Karakter ve MİT'çi Kozinoğlu Arasındaki Bağlantı Yeniden Gündemde

7

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve vefatının ardından 15 yıl sonra dosyası yeniden açılan MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili şüpheler, bir döneme damgasını vuran 'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisindeki bir karakterle bağlantılı olarak yeniden gündeme geldi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Kozinoğlu'nun kalp krizinden mi öldüğü yoksa birileri tarafından mı öldürüldüğü sorusuna odaklandığı bu süreçte, dizide canlandırılan 'Kazım Kaşifoğlu' karakteri ile Kozinoğlu arasındaki paralellikler dikkat çekiyor. Bu durum, dizinin yapımcılarının ve oyuncularının geçmişteki açıklamalarını yeniden mercek altına almayı gerektiriyor.

'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisine 123. bölümde dahil olan ve hikayede 'hain' olarak lanse edilen Kazım Kaşifoğlu karakterinin, Kaşif Kozinoğlu'ndan esinlenerek yaratıldığı iddiaları uzun süredir konuşuluyor. Bu iddialar, dizinin yayınlanan bölümleriyle Kozinoğlu'nun yaşadığı süreç arasındaki benzerliklerle daha da güçleniyor. Özellikle, dizinin 10 Kasım 2011'de ekrana gelen 136. bölümünde, hapishanedeki bir karakterin ölümle tehdit edilmesi ve iki gün sonra Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesi, tesadüf olarak değerlendirilmekte zorlanılıyor. Daha da çarpıcı olanı ise, dizinin 8 Aralık 2011 tarihli 139. bölümünde, aynı karakterin koluna enjekte edilen hava ile öldürülmesi. Bu senaryo, gerçek hayatta yaşananların bir yansıması olarak yorumlanıyor ve savcılığın yürüttüğü soruşturmada bu tür detayların göz ardı edilmediği anlaşılıyor.

Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın daha önce bir yayın organına yaptığı açıklamalarda, rolünün Kaşif Kozinoğlu'ndan esinlendiğini ve Kozinoğlu'nun ölümüyle rolünün bittiğini belirttiği ortaya çıktı. Ancak, bu açıklamaların ardından başka bir televizyon kanalında yaptığı yayında çelişkili ifadeler kullanması dikkat çekti. Savtak, bu kez 'Kozinoğlu'nu oynadığımı bilmiyordum' gibi bir açıklama yaparak, daha önceki beyanlarıyla çelişmiş oldu. Bu durum, özellikle kamuoyunda ve hukuk camiasında, bir tiyatro oyuncusunun bu denli önemli bir konuda tutarsız beyanlarda bulunmasının düşündürücü olduğunu gösteriyor. Savtak'ın bu çelişkili tavrı, dosyanın hassasiyeti göz önüne alındığında, olayın üzerindeki sis perdesini aralamak yerine daha da derinleştirebilecek nitelikte.

Sedat Savtak'ın geçmişte, 'Kurtlar Vadisi Pusu' öncesinde Samanyolu TV'nin 'Büyük Buluşma', 'Kollama' ve 'Sungurlar' gibi dizilerinde de rol aldığı bilgisi, olayın farklı bir boyutunu ortaya koyuyor. Özellikle 'Kollama' dizisinin, Ergenekon ve Balyoz gibi soruşturmalardaki gelişmeleri önceden haber veren bir yapım olduğu biliniyor. Bu bağlamda, Kaşif Kozinoğlu'nun 'Kazım Kaşifoğlu' karakterine dönüşmesi gibi, aynı davada yargılanan Yalçın Küçük'ün de 'Kaya Minik' karakteriyle 'Kollama' dizisinde yer alması, dikkat çekici bir paralellik olarak öne çıkıyor. Savtak'ın, rol teklifi geldiğinde karakterin Kaşif Kozinoğlu olabileceğini düşündüğünü, hatta tutuklandığı gün 'karakterin nereye gideceğini merak ettiğini' ifade etmesi, bu bağlantının önceden bilindiğini gösteriyor. Bu açıklamalar, Savtak'ın CNN Türk'teki çelişkili beyanlarının aksine, olayın daha bilinçli bir şekilde geliştiğine işaret ediyor.

Savtak'ın, rol teklifi aldığında karakterin Kaşif Kozinoğlu olabileceği yönünde bir düşünceye sahip olduğunu ve rol öncesinde bu yönde araştırmalar yaptığını belirtmesi, önemli bir noktayı vurguluyor. Kendisine yöneltilen 'Kim bu Kaşifoğlu diye araştırıyorum, benzetme yapamıyorum. Sonra sette aramızda konuştuk herhalde' şeklindeki ifadeleri, bu karakterin yaratılma sürecinde bir takım ipuçlarının var olduğunu gösteriyor. Fiziksel benzerliklerin dışında, isimlerin yakınlığı 'Kaşifoğlu' ve 'Kaşif Kozinoğlu' gibi, bu ihtimali güçlendiriyor. Ölüm haberini aldığında fotoğrafının Kozinoğlu ile yan yana görünce şaşırdığını dile getirmesi, bir yandan rolünün gerçek hayattaki bir olaya bu denli yakın olmasının yarattığı etkiyi ortaya koyarken, diğer yandan da bu bağlantının göz ardı edilemeyecek derecede belirgin olduğunu gösteriyor. Savtak'ın bu konudaki çelişkili açıklamaları, olayın aydınlatılması gereken yönlerini çoğaltıyor.

Dizinin FETÖ soruşturması kapsamında incelenmesi ve bazı bölümlerindeki sembolik ifadelerin tartışmaya açılması, olayın siyasi ve toplumsal boyutunu da gözler önüne seriyor. Savtak'ın, dizideki bir arabanın plakasının 'FG' ve devam eden rakamların (0716) 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkilendirilmesi gibi detaylara dikkat çekmesi, senaryonun sadece kurgudan ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumsal olaylara göndermeler içerdiğini düşündürüyor. Bu tür 'rastlantısal' gibi görünen ancak derin anlamlar barındıran detaylar, dizinin yapımcılarının ve senaristlerinin niyetleri hakkında soru işaretleri oluşturuyor. Savtak'ın, bu tür olayların 'rastlantısal görünmediğini' ve oyuncu olarak bu konuları düşünmelerinin sebeplerinden birinin de bu olduğunu belirtmesi, dizinin gerçek hayattaki olaylarla olan karmaşık ilişkisini gözler önüne seriyor. Bu durum, savcılığın yürüttüğü soruşturmada dikkate alınması gereken önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Paylaş

İlgili Haberler