Trump ve Netanyahu Görüşmedi: İran Savaşındaki Derin Ayrılıklar Ortaya Çıktı
Birleşmiş Milletler Genel Kurul zirvesi vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri'ne gelen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelmemesi, iki ülke arasındaki özellikle İran konusundaki stratejik ve siyasi farklılıkların gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Netanyahu'nun, zirvedeki konuşmasının ardından hızla ülkesine dönme planı, uluslararası alanda artan baskıların ve siyasi tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşecek.
Bu beklenmedik görüşmeme durumu, Trump ve Netanyahu arasındaki ilişkilerde bir süredir devam eden gerilimlerin bir yansıması olarak yorumlanıyor. Bazı çevreler, ABD Başkanı Trump'ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine karşın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmeyi tercih etmemesini, Netanyahu'nun İran'a yönelik izlediği sert politikalar ve bu politikaların ABD için potansiyel olarak yıpratıcı olabileceği endişeleriyle ilişkilendiriyor. Bu durum, siyasi gözlemciler tarafından yakından takip ediliyor.
Öte yandan, ABD'nin İsrail'e yönelik yaklaşık 2,8 milyar dolarlık devasa bir mühimmat satışını planladığı ortaya çıktı. Washington Post'ta yer alan habere göre bu satış paketi, her biri bir ton ağırlığında olan 20 bin adet MK-84 ve BLU-117 tipi bombaları ile 20 bin adet I-2000 sığınak delici harp başlığını içeriyor. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın devam ettiğini gösterse de, Senato'da sürpriz bir gelişme yaşandı. Senatör Jeanne Shaheen'in itirazı üzerine bu önemli silah satışının onay süreci durduruldu. Bu gelişme, ABD Kongresi'nin İsrail'in askeri operasyonlarına yönelik artan endişelerini yansıtıyor.
İsrailli üst düzey diplomatik yetkililer, Trump yönetiminin İran'a karşı sürdürülen operasyonların uzamasından duyduğu rahatsızlığın, liderler arasındaki yakın ilişkiyi zedelediğini belirtiyor. İran'a karşı ortak savaşın ilk haftalarındaki coşkunun yerini, çatışmaların ne zaman ve nasıl sonlandırılacağı konusundaki görüş ayrılıklarının aldığını ifade eden yetkililer, Washington ve Kudüs'ün bu konudaki pozisyonlarının giderek farklılaştığına dikkat çekiyor. Savaşın yedinci ayına girilirken, İsrail'in İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını tamamen devre dışı bırakma ve Tahran yönetimini zayıflatma hedeflerine tam olarak ulaşılamadığı gözlemleniyor. İran'ın bölgedeki nüfuzunu ve ABD varlıklarına yönelik tehdit potansiyelini sürdürmesi, tansiyonu daha da artırıyor.